Sahîh-i Buhârî'nin Yatağan'a İntikali, Restorasyon Süreci ve Nüshanın Tarihî Önemi İlmî Toplantısı Yapıldı

Güncellenme Tarihi: 23 Aralık 2025

Pamukkale Üniversitesi İlahiyat Fakültesi’nde gerçekleştirilen konferansta, Denizli’nin Yatağan Mahallesi’nde bulunan ve İslami İlimler Enstitüsü Kütüphanesi’nde muhafaza edilen, Buhârî’nin es-Sahîh adlı eserinin 825 yıllık el yazması nüshasının tanıtımı ve konservasyonu hakkında ilmî bir toplantı düzenlendi.
Program, İlahiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Osman MUTLUEL’in açılış konuşmasıyla başladı. MUTLUEL, konuşmasında Kur’ân-ı Kerîm’den sonra en güvenilir hadis kaynağı olarak kabul edilen Buhârî’nin es-Sahîh’inin İslam ilimleri açısından taşıdığı öneme değindi.
Ardından Pamukkale Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mahmud GÜNGÖR, Yazma Eserler Kurumu (YEK) ve Gaye Vakfı iş birliğiyle onarımı gerçekleştirilen Buhârî el yazmasının önemi ile Yazma Eserler Kurumu’ndan teslim alınma süreci hakkında bilgi verdi.
Daha sonra Prof. Dr. M. Cevat AKŞİT, Yatağan’da bulunan yazma eserlerin tarihçesine ilişkin açıklamalarda bulundu. Akşit, söz konusu eserlerin, Yatağan ve çevre illere hizmet veren köklü bir ilim merkezi olan ve son dönemlerinde dedelerinin müderrislik yaptığı Yatağan Medresesi’nden intikal ettiğini ifade etti. Medreselerin kapatılmasının ardından, eserlerin zarar görmesini önlemek amacıyla bir kısmının köylülere dağıtıldığını, bir kısmının ise gerekli tedbirler alınarak toprağa gömüldüğünü aktardı.
Programın devamında Fakültemiz Hadis Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Mahmut YAZICI, eserin hadis ilmi ve İslam tarihi açısından taşıdığı değeri ele aldı.
Son olarak kürsüye gelen Yazma Eserler Kurumu restoratörü Gülüşan ŞAHİN, eserin YEK Kitap Şifahanesi’nde gerçekleştirilen bakım ve onarım süreci hakkında bilgi verdi. Şahin, eserin daha önce birçok kez onarımdan geçtiğini; iç ve dış kapaklardaki ebru motiflerinin 16. ve 18. yüzyıllara tarihlendiğini belirtti. Eserin esasen Doğu kâğıdına yazıldığını, ancak zamanla yıpranan sayfaların yerine Avrupa kâğıdının eklendiğini; mürekkep olarak ise demir tozu karışımlı mürekkep ile is mürekkebinin kullanıldığını ifade etti. Daha önce yapılan tamirlerin özensiz olması nedeniyle konservasyon sürecinin yaklaşık dört ay sürdüğünü de sözlerine ekledi.
Programa destek veren Divan-ı Sanat Topluluğu, İlahinet Topluluğu, Geçerken Topluluğu, ADEM Topluluğu, Theo-Sophia Topluluğu, Kudüs Araştırmaları Topluluğu ve Gaye Vakfı’na teşekkür ederiz.
Program, hediye takdimi ile sona erdi.